TEACCH

Treatment and Education of Autistic and related Communication handicapped CHildren

(Otizm ve Benzer İletişim Güçlüğü Olan Çocukların Eğitimi)

 

TEACCH Programı Amerika'nın North Carolina eyaletinde bulunan North Carolina Üniversitesi, Chapel Hill Kampüsünün Psikiyatri Bölümüne bağlıdır. 1966 yılında Eric Schopler ve Robert Reichler tarafından başlatılan bir araştırma projesi sonrasında geliştirilmiş olan TEACCH Programı 1972 yılında North Carolina genel meclisi tarafından eyaletin resmi özel eğitim programı haline getirilmiştir. Şu anda TEACCH Programı North Carolina'da otizmi olan 5000 kişiye, ayrıca Amerika'nın 45 eyaletinde ve dünyanın 20 ülkesinde hizmet vermektedir.

Öncelikle TEACCH, tek bir metoddan ibaret değildir. Otizmi olan bireyi ve ailesini bütün ihtiyaçlarıyla ele alan; eğitim programını bireyin yalnızca gelişmemiş değil, henüz gelişmekte olan becerilerini ve özel ilgi alanlarını temel alarak bireyselleştirilmiş şekilde hazırlayan; ve en önemlisi "otizm kültürü" felsefesiyle toplumda ve eğitimde otizme bakış açısını değiştirmeye çalışan bütün bir özel eğitim sistemidir.

"Otizm Kültürü" nedir?

Kültür kısaca "insan davranışlarının ortak biçimleri" anlamına gelir. Kültürel normlar insanların düşünme, yeme, içme, eğlenme, çalışma biçimlerini etkiler. Gündüzden geceye geçiş gibi doğa olaylarını yorumlama, boş zamanlarını değerlendirme, iletişim ve diğer insanlarla etkileşimlerini de etkiler. Bu anlamda kültür, gruptan gruba öyle farklılıklar gösterebilir ki bazen farklı bir kültürden olan bir bireyi anlamak çok zor olabilir.

Otizm elbette ki gerçek anlamda bir kültür değildir. Fakat otizm de aynen kültür gibi kişilerin yeme, içme, çalışma, boş zamanlarını değerlendirme, dünyayı yorumlama ve iletişim faaliyetlerini etkiler. Bu anlamda otizmi olan bir bireyle çalışan bir eğitimcinin görevi öncelikle kültürler arası yorumculuk yapmak olmalıdır. Yani, otistik ve otistik olmayan iki kültürü de iyi anlamaya çalışıp, otistik olmayan çevrenin beklentilerini otizmi olan bireye anlatabilme ve yorumlayabilme görevini yerine getirmektir. Otizmin organik temelleri değiştirilemez ve tedavi edilemez olduğuna göre eğitim programının da amacı otizmi olan bireyleri "düzeltmek", "normale döndürmek" olmamalıdır . Otizm kültürü felsefesinde asıl amaç onları toplumun farklı birer üyesi olarak görebilme, kişilik yapılarına saygı göstererek, ihtiyaç ve ilgi alanlarına değer verme, aynı zamanda da çevrelerinde olup bitenleri onlar için en anlaşılabilir hale getirme suretiyle becerilerini geliştirmeye çalışarak, onlarla ortak bir noktada birleşmektir.

Otizm Kültürü felsefesiyle birlikte TEACCH Programı'nda 3 büyük çaba şöyledir:

1. Mümkün olduğunca bağımsız yaşayabilmelerini sağlamak amacıyla yaşam becerilerini arttırma

2. Kişilerin bireysel özelliklerine hizmet edecek şekilde çevre düzenlemesi yapma ve zamanı ajanda ile kullanmayı öğreterek gerçekleştirilen "yapılandırılmış öğretme tekniği" ile eğitim verme

3. Aileleri (özellikle anneleri) "yardımcı terapist" kabul ederek onlara otizm ve çocuklarıyla evde çalışma konusunda eğitim verme

 

Yapılandırılmış Öğretme Tekniği (Structured Teaching):

Daha önce de belirtildiği gibi TEACCH Programı'nda kullanılan temel metod yapılandırılmış öğretme tekniğidir. Bu teknik bütün çocukların verimli şekilde çalışmaları için en uygun tekniktir. Fakat özellikle otizmi olan çocukların farklılık ve güçlükleri dolayısıyla bu teknik onların daha rahat çalışmaları, çevrelerinde neler olup bittiğini daha kolay anlamlandırabilmeleri, böylece daha düzenli ve sistemli bir hayat sürdürebilmeleri açısından çok önemli ve gerekli bir tekniktir.

Bir sınıfı yapılandırma işlemini anlatmaya geçmeden önce otizmin getirdiği bazı farklılık ve güçlüklere ve başarılı öğrenim deneyimleri gerçekleştirebilmek için yapılandırma ihtiyacının neden gerekli olduğuna değinmek yararlı olacaktır.

Otizmi olan kişilerin zihinsel fonksiyonları bizden farklıdır. Çevrelerindeki olayları, kendilerine söyleneni (alıcı dil güçlüğü), insanların beklentilerini, gündelik veya haftalık aktivitelerin sırasını sezip anlamlandırmada ve bu aktiviteler için kendilerini hazırlamada güçlükler yaşarlar. İşte çevrelerinde olup biteni, beklentileri, olayların sıralamasını anlayamama doğal olarak otizmi olan çocuklarda sürekli bir kaygı ve stres durumuna yol açar ve bu da davranış problemlerini beraberinde getirir. Bütün bunlar birleşince çocukların öğrenme performansları da olumsuz etkilenir. Nasıl ki sürekli sınav kaygısı içinde bulunan bir çocuğun başarısı olumsuz etkilenir ve yapılması gereken önce çocuğun kaygılarını azaltmak sonra sınava hazırlamaktır, işte otizmi olan çocuklarla da yapılması gereken budur: Önce kaygıyı azaltmak, sonra öğretmek. Yapılandırılmış Öğretme Tekniği de bu amaca hizmet eder. Çocukların fiziksel çevrelerini, günlük aktivitelerini ve öğretilecek olan becerilerde kullanılacak olan malzemeleri ve en geniş anlamda çocukların hayatlarını sistemleyip organize ederek, onların çevrelerinde ki olayları daha kolay anlamlandırmalarına ve beklentilere daha kolay cevap verebilmelerine yardımcı olur. Böylece çocukların kaygıları azalır, öğrenme performansları da yükselir.

 

 

Yapılandırılmış Öğretme Tekniğinde kullanılan 3 temel işlem şöyledir:

1. Çevresel Düzenleme (Physical Organization)

2. Ajanda Düzenlemesi (Scheduling)

-Bağımsız Ajandalar

-Genel Sınıf Ajandaları

-Haftalık Ajanda Tablosu

3. Öğretme Tekniklerinin Düzenlenmesi (Teaching Methods)

 

Çevresel Düzenleme:

Bir TEACCH sınıfını düzenlerken önce o sınıfta gerçekleştirilecek olan belli başlı aktiviteler göz önünde bulundurulur. Bunlar bağımsız ve bireysel çalışma aktiviteleri, oyun, yemek, spor, grup oyunları gibi aktiviteler olabilir. Yapılacak olan çevresel düzenleme basit anlamda gerçekleştirilecek her bir aktivite için belirli yerlerin saptanması ve bu aktiviteler için sınıfın belirli alanlara ayrılması işlemidir. Yani bağımsız çalışmalar için her bir çocuğa masa ayrılması, grup aktiviteleri için bir köşe, oyun, yemek, spor aktiviteleri için birer köşe belirlenmelidir. Alanlar belirlendikten sonra yapılacak olan işlem bu alanların birbirinden belirgin sınırlarla ayrılması olmalıdır. Bunun için taşınabilir duvarlar, oyun alanını belirlemek için bir halı veya yere yapıştılacak olan kalın koli bantları kullanılablir. Bu fiziksel düzenlemenin amacı çocukların çevrelerini daha kolay anlamlandırabilmelerine yardımcı olmaktır. Çocuklar bağımsız çalışma zamanında nereye gideceklerini, grup aktivitesi zamanı gelince nereye gideceklerini çok daha kolay ve öğretmenin yardımı olmaksızın anlayabileceklerdir. Çalışılması gereken yerde oyun oynanmayacağını, spor alanında yemek yenmeyeceğini daha kolay kestirebilecekler, böylece belirli kurallara uygun yaşamaya daha kolay alışabileceklerdir. Bu temel işlemlerden ayrı olarak çevredeki uyarıcıları en aza indirmek te çok önemlidir. Bunun için bağımsız çalışma masaları mutlaka duvara dönük ve pencere kenarlarından uzak olarak yerleştirilmelidir. Dışarı kaçabilme tehlikesi olan bir çocuğun masasının kapı kenarında bulunmamasına dikkat edilmelidir. Duvarlara çocukların dikkatini dağıtabilecek ve çalışmadan alıkoyabilecek renkli tablolar, aynalar asılmamalıdır.

 

 

 

Ajanda Düzenlemesi:

"......Diyelim ki bir sınıfta beş tane otizmi olan öğrenci var. Bunlardan ikisi mutfak bölümünde asistanla yemek pişirme denemesi yapıyor. Bir öğrenci oyun alanında oyun oynuyor. Bir diğeri öğretmenle birlikte bireysel eğitim çalışması yapıyor. Beşinci çocuk ise masasında bağımsız çalışmasını sürdürüyor. Böyle bir tablo bir süre devam ettikten sonra el zili çalınıyor ve malzemelerin yerine konulup, sandalyelerin çekilip, bir kaç komutun verilmesiyle başka aktivitelere geçiş yumuşak bir şekilde gerçekleşiyor. Bir de bakıyorsunuz kısacık bir sürede herkes yeni yerini problemsiz bir şekilde almış başka ativiteler üzerinde çalışmaya devam ediyor. Bu yumuşak geçiş nasıl başarılabiliyor? Çocuklar bir sonraki aktiviteye geçişi nasıl bu kadar kolay anlayabiliyorlar? Öğretmen bütün çocukların ne yaptığnı nasıl böyle kolay kontrol edebiliyor? diye merak ediyorsanız o sınıfta mutlaka önceden planlanmış ajandaları duvarlarda görebilirsiniz. Bu ajadalar kimin, ne zaman, nerede, hangi aktiviteyle meşgul olacağını gösterir......"

Bir TEACCH sınıfında 2 tip ajanda hazırlanır: Genel Sınıf Ajandaları ve Bireysel Ajandalar. Genel sınıf ajandaları sınıfta o gün yapılacak genel ve herkesin yapacağı aktivitelerin listesini gösterir. Herkesin görebileceği bir yere örneğin tahtaya asılır. Herkes genel olarak bu ajandaya uyarak, fakat kendi bireysel ajandasındaki çalışmaları da sürdürerek aktivitelerini yerine getirir. Örnek bir genel sınıf ajandası şöyle hazırlanabilir:

 

8:45-9:00 Okula geliş

9:00-9:30 Çalışma

9:30-10:00 Serbest Oyun

10:00-11:00 Çalışma

11:00-11:45 Grup aktivitesi (yuvarlak masa)

11:45-12:00 Öğle yemeği için hazırlık

12:00-12:45 Öğle yemeği

12:30-1:00 Temizlik ve özbakım

1:00-1:45 Çalışma

1:45-2:30 Spor

2:30-2:45 Hazırlık ve okuldan ayrılış

 

Yukarıdaki liste genel olarak bütün çocukların sırayla yapacağı aktiviteleri göstermektedir. Bu liste okul gezileri gibi özel aktivitelerin yapılacağı günler dışında her gün kullanılabilir.

Bireysel ajandalar da genel sınıf ajandalarına paralel şekilde hazırlanıp çocukların kendi çalışma masalarının yanına asılabilir. Örnek bir bireysel ajanda şöyle düzenlenebilir:

 

 

Efe'nin Bireysel Ajandası:

 

8:45-9:00 Okula geliş

9:00-9:30 Bağımsız Çalışma

9:30-10:00 Serbest Oyun

10:00-11:00 Öğretmenle Bireysel Eğitim Çalışması

11:00-11:45 Grup aktivitesi (yuvarlak masa)

11:45-12:00 Öğle yemeği için hazırlık

12:00-12:45 Öğle yemeği

12:30-1:00 Temizlik ve özbakım

1:00-1:45 Bağımsız Çalışma

1:45-2:30 Spor

2:30-2:45 Hazırlık ve okuldan ayrılış

Görüldüğü gibi bu ajanda genel sınıf ajandasına paralel şekilde hazırlanmıştır. 9:00-9:30 saatleri arasında genel sınıf ajandasına göre herkes çalışma aktivitesini yerine getirmektedir; Efe de kendi bireysel ajandasına göre bağımsız çalışmasını gerçekleştirmektedir.Bu şekilde bireysel ajandalar her çocuğun kendi bireysel eğitiminde yapması gereken aktivitelere göre her bir çocuk için ayrı ayrı hazırlanır.

Yukarıdaki ajandalar okuyan çocuklar için bu şekilde yazıyla hazırlanmıştır. Çocuk her bir aktivite bittiğinde listede o aktivitenin üstünü çizer veya yanına bir artı koyar. Okumayan çocuklar için bireysel ajandalar da resimlerle hazırlanabilir. Çocuğun anlama düzeyine göre aktivitelerin sembolik resimleri veya ajandanın daha anlaşılabilir olması amacıyla aktivitelerin yapılacağı yerlerin fotoğrafları kullanılabilir. O zaman çocuk her bir aktiviteyi bitirdiğinde fotoğrafı alıp "bitti" zarfına koyar ve bir sonraki aktivitenin foroğrafını alıp aktivite alanına gider.

Bu ajandalardan ayrı olarak belli başlı haftalık aktiviteleri çocuğa daha anlaşılabilir kılmak ve böylece çocuğun kendini bu aktivitelere daha kolay hazırlamasına yardımcı olmak üzere evde kullanmak için haftalık aktivite tabloları düzenlenebilir. Örneğin bir çocuk saçını kestirmekle ilgili kaygı duyuyorsa berberin resmi bu haftalık tabloya asılabilir. Çocuğa arada sırada bu resim gösterilip berbere gidileceği hatırlatıldığında çocuğun kaygılarının azalmasına yardımcı olunabilir.

Öğretme Tekniklerinin Düzenlenmesi:

Otizmi olan çocuklarla çalışırken öğretme tekniklerinin de görsel ve sistemli hale getirilmesi gerekir. Bu düzenlemede göz önünde bulundurulması gereken 3 temel nokta şöyledir:

1. Çalışma materyellerinin "soldan sağa" sistemiyle düzenlenmesi gerekir. Hem bağımsız çalışmada, hem de öğretmenle bireysel çalışma sırasında çalışılacak materyeller çocuğun solunda, tamamlanmış materyellerin içine konması için kullanılacak olan "bitti sepeti" de çocuğun sağında yer almalıdır. Böylece çocuk sağında duran materyeller çalışılıp bitti sepetine koyulduğunda çalışmanın bittiğini daha kolay anlayabilir.

2. Otizmin getirdiği en önemli güçlüklerden biri alıcı dil güçlüğü olduğu için, bu çocuklarla konuşurken kısa cümlelerle ve net bir şekilde konuşmaya özen gösterilmelidir. "Şimdi senden bu aktiviteleri bitirip ondan sonra oyun oymanı istiyorum" gibi uzun bir cümle kullanmak yerine "önce çalış, sonra oyna" gibi kısa ve net bir komut onlar için çok daha anlaşılabilir olur. Ayrıca konuşurken bu çocukların görsel ipuçlarından yaralandığı da unutulmamalıdır. Söyleyeceklerimiz aynı zamanda işaretle gösterildiğinde daha anlaşılabilir hale gelecektir.

3. Eğitim sırasında kullanılan ödül ve pekiştireçler çocukların motivasyonunu artıracak şekilde ve bireysel olarak seçilmelidir. Bunlar bazı çocuklar için sevdikleri bir yiyecek, bazıları için favori bir materyel, bazıları içinse sterotipik davranışlarına, örneğin bir pazılın parçalarını yan yana dizmeye bir süre izin vermek olabilir.

 

Aşağıda okuyacagınız yazı otizm kültürü felsefesini ve otizmi olan kişilerin yerine kendimizi koyarak onları daha da iyi anlayabilmemiz için bize bir yol gösterici olmalıdır:

.......Kendinizi şöyle çevresel şartlarda düşünün: Kendi seçiminizin dışında, hiç bilmediginiz, dilini bile anlamadığınız ve konuşamadığınız bir ülkeye getirip sizi bırakıyorlar ve “bu ülkede yaşamını sürdürmek zorundasın” diyorlar.

Bu ülkenin öncelikle dilini bilmiyorsunuz veya yalnızca bir kaç kelime konuşabiliyorsunuz. İnsanlar ancak “ çok yavaş ve kısa cümlelerle” konuşurlarsa anlayabiliyorsunuz. Etrafınızdaki insanlar bunu bilseler de hızlı ve karmaşık cümlelerle konuşmaya devam ediyorlar ve sizden kendilerini anlamanızı bekliyorlar. Onlarla iletişim kuramamak ve beklentilerini anlayamamak sizi üzüyor ve kaygılandırıyor. ( Konuşma ve iletişim güçlügü )

Bu ülkede bulunduğunuz yer çok kalabalık ve çok gürültülü. Sokaklarda inşaatlar var. Satıcılar oradan buradan bağırıyorlar. İnşaat gürültüsü ve satıcıların bağırmaları arasında yaşamak sizin için çok zor, çünkü hem gürültüye tahammülünüz yok, hem de bu gürültüler arasında bir türlü dikkatinizi toparlayıp konsantre olamıyorsunuz. Sanki gürültüler kafanızın içinde yankılanıyor. ( Uyarıcı bombardımanı, sese karşı aşırı duyarlılık, dikkat dağınıklığı )

Bu ülkenin kültürü hakkında hiç bir bilginiz yok. İnsanların beklentilerini anlayamıyorsunuz. Hangi hareketleri yaparsanız insanların beklentilerine yanıt verebilirsiniz, hangilerini yaparsanız garip karşılanır bilmiyorsunuz. Sizin için çok normal olan bir yaşam tarzı ve ilgi alanlarınız bu ülkede kabul gören bir yaşam tarzı mıdır bilmiyorsunuz. ( Beklentileri anlayamama, sosyalleşme güçlügü )

Ayrıca bu ülkenin parasını kullanmayı da bilmiyorsunuz. Parasını kullanmayı bilmediğiniz gibi, alış veriş nasıl yapılır, hangi ihtiyacınız nerede satılır, bir dükkana girdiğinizde ne söylemeniz gerekli bilmiyorsunuz. Ulaşım nasıl yapılır, bilet nereden alınır, neye binip, nereye gidilir bilmiyorsunuz. ( Toplumsal becerileri öğrenme güçlüğü )

Bu ülkede insanlar zaman kavramını nasıl algılıyorlar bilmiyorsunuz. İş kaçta başlar, kaçta biter; hafta içi ve hafta sonu kavramları insanlar için ne ifade ediyor bilmiyorsunuz. Yani yarın ne olacak hafta sonu ne gibi aktiviteler sizi bekliyor bilmiyor ve sezemiyorsunuz. ( Olayların sıralamasını ve Yakın geleceği sezememe,planlayamama )

Bunlara ek olarak şöyle bir fiziksel yapınız var ki insanlara dokunmaktan ve kendinize dokunulmasından hiç hoşlanmıyorsunuz. Ama bu ülkede insanlar hep birbirlerine dokunarak konuşuyorlar. İnsanlara dokunulmaktan hoşlanmadığınızı anlatamıyorsunuz ve bu sizi daha da kaygılandırıyor. ( Duyusal problemler )

İşte böyle çevresel şartlarda yaşamak zorunda bırakılsanız ne gibi duygular içinde olurdunuz? Herhalde yardım alarak ortama uyum sağlayana dek sürekli bir belirsizlik ve kaygı içinde yaşama devam ederdiniz. İşte otizmi olan çocuklar da böyle sürekli bir kaygı ve belirsizlik içinde yaşamaktadırlar. Dilimizi ve beklentilerimizi anlayamıyorlar yani alıcı dil güçlüğü yaşıyorlar ancak onlarla kısa ve net cümlelerle konuşulmadıkça; dikkatlerini toplayıp konsantre olamıyorlar çünkü etraftaki uyarıcılar, sesler, görüntüler, ayrıntılar çok fazla; toplumsal becerileri yerine getiremiyorlar ancak teker teker öğretilmedikçe; zaman kavramları yok, olayların sıralamasını sezip yakın gelecekle ilgili plan yapamıyorlar ancak hayatları yapılandırılıp belirli bir düzene oturtulmadıkça.........

 

 

 

KAYNAKLAR

 

Division TEACCH. (1996). Overview. In Division TEACCH (Internet). Available:

http://www.unc.edu/depts/teacch/overview.htm

Division TEACCH.(1996). Structured Teaching. In Division TEACCH (Internet). Available: http://www.unc.edu/depts/teacch/structur.htm

Mesibov, G.B.; Schopler, E. & Hearsey, K.A. (1994). Structured Teaching. In Eric Schopler and Gary Mesibov (Eds.), Behavioral Issues in Autism (pp. 195-207). New York , Plenum Press.

 

 

Çeviren ve Derleyen:

Bihter Mutlu Gencer
Psikolog ve Özel Eğitim Uzmanı